Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Daha da İleri >>
  

2013-2.Donem-3.Ders Cenan Torunoglu

İstenilen Geleceğe Ulaşmak için Bir Yönetim Yaklaşımı / Neredeyiz? Nereye gitmek istiyoruz? Nasıl gideceğiz? Cenan Torunoğlu

Fütürizm Okulu’nun 3. Dersini İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim görevlisi, Stratejik Planlama Derneği Kurucusu Sayın Cenan Torunoğlu’yla işledik. Cenan Bey, “İstenilen Geleceğe Ulaşmak için bir Yönetim Yaklaşımı” konusunda bilgilerini Fütürizm Okulu katılımcılarıyla paylaştı.

Derse “değişmeyen tek şey değişimdir” sözüyle başlayan Torunoğlu, öncelikle geçmişe bir yolculuk yaptırarak “Toplumsal Değişim ve Yapısal Gelişme”den bahsetti. 40 yıllık bir süreçte toplumsal yapıdaki önemli gelişme ve yaşanan kritik olayları şu şekilde özetledi;

1900-1930: Temel ihtiyaçları karşılama, düşük maliyet, tek ürün söz konusu.

1930-1950: 1929 Kriziyle birlikte farklı ihtiyaçlara cevap verme durumu ortaya çıkıyor. Pazarlama ve reklam kavramı geliyor, ürünler çeşitleniyor. 1930lara kadar bütçe bile yok; mali kontrol ve 1 yıllık perspektifi görme alışkanlığı geliyor. Öncelikli unsur üretim oluyor. 2. Dünya Savaşı da bu dönemin kırılma noktalarından biri oluyor.

1950-1975: 2. Dünya savaşından sonra dönemin belirleyicileri; Marshall Yardımı (ABD’nin Avrupa’ya dönük parasal yardımı), Truman Doktrini (bu yardımın politik boyutu), Bretton Woods Anlaşması( o dönemde dünyadaki parasal sistemin sağlıklı bir şekilde kurtulması anlamına geliyor.)

Uluslararasılaşma, Teknolojik gelişme, Büyümenin doyumu, Kültür ve eğlence pazarı söz konusu. Yaratıcılık, Ürün çeşitlendirme, Boyut ekonomileri, İhtisaslaşma göze çarpıyor. Öncelikli unsur üretimken pazarlama ve dağıtım öncelikli hale geliyor. Bu dönemde biraz daha karmaşık, uzun vadeli bir yapı görülüyor. Yapı ve Organizasyonda daha önceden bütçe 1 yıllık düşünülerken artık 2 yıl 3 yıl 5 yıllık uzun vadede düşünme ihtiyacı ortaya çıkıyor.

1975 – 1990: Bu dönemde 2 önemli şey var; 1971’de Avrupa’dan ABD’ye altın akmaya başlaması, ABD’nin altın gelir vergisini %10 arttırmasıyla birlikte Bretton Woods Anlaşmasının sıkıntılı döneme girmesi ve diğeri 73-78 deki Petrol Krizi.

Çevresel etkilere baktığımızda Rekabet, Düşük büyüme hızı, Yeni pazarlar, Yeni ürünler Yaratıcılık, Ürün çeşitlendirme ve Esnekliği beraberinde getiriyor. Kitle üretiminde çeşitlendirme, stratejik planlama ve yönetim gündeme geliyor.

Uzun vadede etkilerine baktığımızda, Hindistan’da Planlama Teşkilatı, Türkiye Devlet Planlama Teşkilatıyla birlikte kuramsal olarak da ileriye dönük bakma ve gelecekle ilgili bir şeyler söyleme söz konusu.

70li yollardan itibaren Stratejik Planlama kavramı gündeme geliyor. Michael Porter ve kitaplarının basılması 80’li yılların sonunda geliyor. Strategic Planning Society dünyadaki ilk stratejik planlama derneği 65 yılında İngiltere’de, World Future Society de 1 yıl sonra ABD’de kuruluyor. Bunlar tesadüfi değil, bu yapılanmanın içinde kurumsallaşmanın göstergeleri.

1990 – 2000: 90lı yılların başında internet olgusu kırılmanın esas unsuru. Tüm bilgisayarları birleştirmenin öncüsü Bill Clinton-Al Gore Bilgi Otoyolları ve SSCB’nin çöküşü de internete bağlı olarak gelişiyor. Bu dönemde akademik olarak Kaplan & Norton BSC (Balanced Scorecard,)Hedeflerin yayılımı konusunda metadoloji geliştiren, strateji yönetimine önemli katkı yapan kişiler olarak ortaya çıkıyor.

Küreselleşmeyle birlikte Dijitalleşme, Deregülasyon, Yeni ekonomi gündemde. İş yapış tarzında farklılaşmaya gidiliyor, sektörler yeniden tanımlanıyor, tek cihazlar tek konseptler dönemine giriliyor.

2001– 2008- ….: 2001 kırılması İkiz Kuleler’in yıkılmasıyla başlıyor,dünyadaki değer yargılarını düşünceleri sarsması açısından önemli. Ardından 2008 ve 2011 Ekonomik krizleri geliyor. Stratejik yönetim ve arge üzerine bilgi faktörü devreye giriyor. Sektörleri yeniden tanımlama, Yeni dünya düzenini belirleme ve Yeni dünya düzenine uyum önemli hale geliyor. 2005’te Türkiye Fütüristler Derneği ile 2011’de Stratejik Planlama Derneği’nin kurulması tesadüfi değil, o noktaya gelindiğini gösteriyor.

Değişimi Yönetebilmek
Cenan bey hızlı bir şekilde yıllar üzerinden geçtikten sonra değişimin hızlandığını,kırılmaların sıklaşıp sürelerin kısaldığına dikkat çekti. Ve değişimle ilgili sözlerine şu şekilde devam etti; “O kadar alışmışız ki değişime, neyin değiştiğini fark edemiyoruz. Değişimi fark etmek son derce önemli ancak yeterli değil. Değişimin özüne inmek, anlamamamız lazım, niye değişiyor, nasıl değişiyor, ne değişiyor? Sonra da ülke, şirket, bireysel bazda değişim kararını almak gerek. Değişime en çok direnç gösteren insanoğlu; çünkü konfor alanı var, değişmek istemiyor. Bir taraftan da ilerlemek ve geleceği belirlemek için değişmek, değiştirmek durumunda. Bu çelişkiyi çözebilmesi lazım, bunun için de o değişimi yönetebilmesi lazım.”

Değişim yönetebilmek için stratejik planlamanın bir metadoloji olduğundan da bahseden Torunoğlu stratejik planlamanın bireysel bazda uygulanması konusunda çalışmaların olduğunu, kişinin geleceğini bu şekilde planlamanın mümkün olduğundan bahsetti.

Değişiminin uzun ve kısa vadeli farklarına da değindi. Kısa vadeli değişimlerin uygulama olduğunu, uzun vadeli değişimlerin ise stratejik kararlar olduğunu belirtti.

Stratejik Planlama ve Stratejik Yönetim
Planlamanın, geleceği tahmin etmek veya geleceği tahmin ederek buna göre nasıl hareket edileceğini şimdiden düşünmek gibi PASİF bir çalışma olmadığını sistemli bir biçimde bugünden alınan stratejik kararlarla istenilen geleceğe ulaşma çabası olduğunun altını çizen Cenan Bey, stratejik planlamanın nasıl aşama aşama yapılabileceğine de vurgu yaptı. “Neredeyiz” sorusuyla çevre etüdümüzü, “Nereye gitmek istiyoruz?” sorusuyla vizyon, misyon ve hedeflerimizi, “Nasıl” sorusuyla da Stratejiler, Faaliyetler ve Politikaları belirleyebileceğimizden bahsetti.

“Stratejik Planlama”da bilginin önemine de değinen Cenan Bey şöyle konuştu; “2003e kadar dünayada üretilen bilgi bugunkü şartlarda 2 günde üretiyoruz. Şimdi bilgiye ulaşmak çok kolay, ancak bilgi çöplüğü ve doğru sağlıklı bilgiye ulaşmak problem. Şimdiki bilgi işçilerinin özelliği doğru bilgiyi süzüp ayıklamak olmalı. Planlı yönetimin başarılı olabilmesi için düzenli ve sağlıklı bir enformasyon sistemi gerekir.”

Stratejik planlama yaparken nelere dikkat etmek gerekir? Konusuna da değinen Cenan Bey şu noktalara değindi;

  • Plan çalışmalarının üst yönetim tarafından sahiplenilmesi ve aktif olarak katılımının sağlanması,
  • Planın esnek olması ve sürekli yenilenmesi,
  • Planın kısa, öz ve anlaşılır olması,

Stratejik Planlama’dan Stratejik Yönetim’e geçerken 3 aşama;

  • Organizasyon seviyesi / tepe yönetim
  • Katılımcılık ve iletişim
  • Performans odaklılık

Stratejik yönetim modelleriyle ilgili örnekler ve deneyimlerini paylaşan Cenan Bey, Hedeflerin Açınımı Balanced Scorecard Uygulaması konusunda da bilgiler verdi.
Cenan Bey, son olarak;

Dünyadaki başarılı ülke ve kişilerin geleceğe katlanmayıp onu bizzat oluşturduklarını, stratejik planlarını yapıp ve uyguladıklarını ifade etti. Bu noktada Gelecek hakkındaki edilgen algıyı değiştirmemiz gerektiğini, bilgi ve teknolojiyi kullanarak multidisipliner yaklaşımla, uzgörülü, yenilikçi, stratejik ve sürdürülebilir olumlu gelecek tasarımları yapabileceğimizi ifade etti.

Eda Bayraktar