Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Daha da İleri >>
  

27 Nisan 2013 Fütürizm Okulu II.Dönem 4. Ders

Serdar Savaş’la Genomik Gelişmeler ve Gelecek

Genomik Gelişmeler ve Gelecek başlıklı dersimizde Serdar Savaş öncelikle şu noktalar üzerine değindi;

Gelecek deyince akıllara ne geliyor?

Zeitgeist- zamanın ruhunu yakalamak ne demek? Bazı düşünceler 20 sene önce söylenseydi kabul görmeyebilirdi.

Biz bugünden ne yaparsak geleceği yakalamış oluruz?

Sağlık koşullarını nasıl iyileştirebiliriz?

Geleceğe yönelik nasıl düşünülür?

Kişiye özel sağlıklı yaşam rehberi nasıl uygulanır?

Genlere uygun yaşam tarzı ne demektir?

Karşılıklı sohbet havasında geçen bu konulardan sonra Serdar Bey, grafik üzerinden Epidemolojik ve Demografik Geçiş’in aşamalarını şu şekilde anlattı;

Epidemolojik ve Demografik Geçiş’in 5 evresi

(Epidemolojik toplumdaki hastalıkların sıklığını inceleyen bilim dalı)

İlk evre:

300-400 sene öncesi salgın hastalıklar, yüksek doğum ve ölüm oranları.

2.evre:

Mikropları öldürecek aşılar, ilaçlar ve penisilinin bulunmasıyla ölüm oranlarında düşüş ve nüfus artışı.

3.evre:

2. Dünya Savaşı sonrası doğumlarda azalma, Sosyal refah devleti anlayışı ve sağlığa yansımaları.

4.evre:

Kanser ilaçlarının bulunması, açık kalp ameliyatlarının yaygınlaşması, ölüm oranlarının azalması, bireyselleşme ve devletin sosyal politikaları güçlü olmasıyla doğum oranlarının azalması.

5.evre Yakın gelecek:

Ölüm oranlarında artış, doğum oranlarında azalma

Sonuçları; Yaşlanan nüfus, Kronik kompleks hastalıkların artışı, Kalp krizi inmeler/felçler, Kanser, Diyabet, Obeziteler, Osteorepoz kemik erimeleri

İnsan Genom Projesi ve 3 Önemli Alan; Uzay, Genetik ve Enerji

21. yy’da artan bu hastalıklarla baş edebilmek için ne yapılacak? Bunlarla ilgili çalışma ve projeler gündemde.

Avrupa’nın sağlık stratejisi nasıl oluşturulmuş? “Avrupa’da gelecekte ne olacak” düşüncesinden yola çıkılmış. Bu amaçla teknolojik,  sosyolojik ve daha bir çok grup oluşturularak öne çıkan alanlar  belirlenmiş. Bu alanlardan ilk üçü– uzay, genetik ve enerji olmuş.

Dünyanın geleceğini etkileyecek en önemli 3 alandan birisi olacak genetik bu yüzden çok önemli.

İnsanın genetik yapısının ortaya konması anlamına gelen İnsan Genom Projesiyle birlikte “Genomdaki gelişmeleri acaba nasıl yaparız da toplumsal sağlığı yükseltmede kullanabiliriz?” düşüncesiyle çalışmalar başlatılmış ve bunun sonucunda bazı önemli projeler yapılmıştır.

Hastalıklar nasıl ortaya çıkıyor?

Hastalık eşiği:  Hastalıklar bu eşiği geçtikten sonra başlıyor.  Her hastalığın oluşması için bir eşik değeri vardır ve bu kişiden kişiye değişiyor. Gen analizleriyle hangi eşikte olduğu öğrenilebiliyor.

Eşikle ilgili 3 faktör var;

Genetik hastalıklar; hemofili v.b

Dış çevre kaynaklı hastalıklar; virüs, bakteri, travma, bulaşıcı hastalıklar

Kompleks kronik hastalıklar; kanser, şeker, tansiyon v.b. Bu aşamada genlerle yaşam tarzı etkileşiminden ortaya çıkan faktörler söz konusu. Kişi hastalık eşiğine ulaşmamış olabilir, ancak genetik yapısına uygun olmayan bir yaşam tarzı benimserse hasta olabilmektedir.  Yaşam tarzı gen yapısına göre düzenlenirse hastalıklar önlenebilmektedir. Sigara içme, kalp krizi geçirme örneğinde olduğu gibi.

İlk bulgu eşiği: Hastalık eşiğine geçmeden tanı ve tedaviden önce önlemler alınabilecek olan bu evrede Check-up’la birlikte kişiyi hangi hastalıkların beklediği, nelerin yolunda gitmediği belirleniyor.

Kolestrol, şeker, tansiyon gibi hastalıklarda eğer sınıra gelinmişse, kişiye bununla ilgili bilgiler verilip önceden önlem alınması sağlanıyor.  İlk bulgular açığa çıktıktan sonra geri dönmek zor olduğu için kişileri bu eşiği geçmeden önce yakalayıp “şunlar şunlar olabilir” denilerek önlem alınması bu açıdan önem teşkil ediyor.

Hekimliğin %99’u gözlemdir; stetoskop, teknoloji hekime yardımcı araçlardır, hekimin yerine geçemez.

Genetik Bilgiler;

İnsan vücudundaki hücre sayısı: 100 trilyon, bunların 40 trilyonu bağırsaklarda yaşamakta.

Her hücre kendi başına bir evren ( ribozom,mitokondri v.b)

DNA sarmalarının katlanmasıyla kromozomlar oluşuyor. XY ve XX kromozomları.

Toplam alyuvarların sayısı 25 trilyon, bu da iplikçiklerle aya 200 bin defa gidip gelmen anlamına geliyor.

Enzimler, vücuttaki tüm faaliyetleri düzenlemekte.

Genler türlerin devamını sağlayarak, tüm proteini kodlar.

Polimorfizm(çeşitlilik) insan göz renklerinin ve kelebeklerin birbirine benzemeyişleri bu çeşitlilikten kaynaklanıyor.

İnsan ile şempanze genlerinin %98,9 aynı. Bu farklılık genlerin dizilişindeki 30 milyon farktan kaynaklanıyor.

Gen Varyasyonu

Gen ve çevre ilişkisinde Afrika’dan biriyle, Norveç’ten birini ele alalım. Koyu ten mi açık ten mi daha avantajlıdır? sorusunu incelediğimizde bunun yaşadığı yere göre değişiklik gösteren bir durum olduğunu görürüz.

Koyu tenli birini Norveç’e götürdüğümüzde yetersiz güneş ışığına bağlı D vitamini eksikliğinden Osteoporoz olma riski yükselir. Açık tenli olanı da Afrika’ya götürdüğümüzde cildinin kızarıp yandığını cilt kanserine yakalanma riskinin yüksek olduğunu ifade edebiliriz.

Sonuç olarak; Gen analiziyle kimlerin hangi hastalıklara yatkınlığı var, kimler hangi karakterlere, yeteneklere sahip olduğu öğrenilebiliyor. Bu sayede de kişileri hasta olmadan önlem alınarak, hangi besinleri tüketir ve nasıl bir yaşam şekli sürerse daha sağlıklı yaşayabileceği gösteriliyor. Tıp da bu noktada hastalıkları tedavi edici değil, hastalıklar ortaya çıkmadan koruyan ve önleyen bir pozisyona gelmiş oluyor.

Tavsiyeler;

Yumurta protein açısından çok zengin, her gün tüketilmeli.

Uyku kendimize verebileceğimiz en iyi sağlık koruma ilacıdır ve antiaging’dir. Uyku sırasında salgılanan Melaktonin en iyi antioksidan olup DNA’lardaki kırılmaları tamir eder, bu olmasaydı hepimiz kanser olurduk.

Kitap: Baraganın Devedikenleri

Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal Beyatlı, Nazım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek gibi yazar ve şairleri bir fütürist olarak okumalı ve onlardan beslenmeliyiz.

-----

Aralarda Serdar Bey’in kendi yaşamından anektodlar dinlemek, samimi karşılıklı sohbet havasında geçen derste bulunmak çok keyifliydi. Dersin sonunda okuduğu Kabataş Erkek Lisesi ile Beşiktaş takımının kardeşliğini anlatan şiiriyle bizleri duygulandırdı. “Türkiye için Türkiye’ye rağmen” bir şeyler yapmaya çalışan bu güzel insana çok teşekkür ederiz.

Eda Bayraktar