Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Daha da İleri >>
  

Dijital Dünyanın Yerlisi misiniz? - Mustafa AYKUT

Are You Digital Native?

'Oyun Tabanlı Öğrenme (Game Based Learning) konularında araştırma yapmış Marc Prensky'ye göre, başlıkta yer alan soruya yanıt vermek için 1980 ya da sonrasında doğmuş olmak gerekiyor. Eğer daha yaşlı iseniz; siz bir 'Dijital Dünya Göçmeni'siniz (Digital Immigrant). Söz konusu terminolojiyi 2008 yılından bu yana OECD de resmi dökümanlarında kullanıyor.

Her dönemde kuşaklar arası farklılıklar, hatta çatışmalar olmuştur. Ancak tarihin hiç bir yerinde bu denli başkalaşım yaşanmadı. Son otuz yıldır dünyaya gelenlerin, kendilerinden önce doğanlara göre kullandıkları argo jargonları, kılık-kıyafetleri, vücut dilleri, üzerlerinde taşıdıkları aksesuarları (body adornments) tamamen farklılaştı. Görünürdeki bu fiziki farklılığın yanısıra, küresel kültür olarak adlandırabileceğimiz iletişim çeşitliliği, olaylar karşısındaki duyarlılık ya da duyarsızlık, katılımcılık dürtüsü, yaşamın içinde yer alış biçimleri de şimdi eskisinden çok farklı.

Otuz yaşında ya da daha genç olanların yaşam alanları bilgisayarlar, cep telefonları, oyun konsolları, dijital müzik çalarlar, video oynatıcıları, kameralar ve benzeri dijital elektronik cihazlarla çevrili. Dünya ile iletişim kurabilmek için mutlaka bu cihazların içinden geçmek yani onları kullanmak zorunda olduklarını hissediyorlar. Bu müthiş ve etkileyici bir deneyim. Eğer yaşınız otuzdan büyükse ve bu gençlerle iletişim kurmak istiyorsanız, sizin de mutlaka bu cihazları iyi derecede kullanabilmeniz gerekir. Yani, o dünyanın göçmeni olmalısınız. Tıpkı, bilinen anlamıyla göçmenler gibi. Ayak uydurmak için bütün yeteneğinizi kullanırsınız. Çabuk öğrenmeye gayret edersiniz. Her şeyi çok iyi öğrenseniz bile, sonuçta dilinizdeki aksan sizi ele verir. Örneğin, gelen eMaillerin bir de kağıda basılı kopyasını alma gereği duyarsınız. eMail gönderdikten sonra bir de telefon açıp sorarsınız: Mailimi aldın mı? Oysa, Dijital Dünyanın Yerlileri arasında öğrenci olanlar son on yıldır N-Kuşağı (Net Generation) ya da D-Kuşağı (Digital Generation) olarak adlandırılıyor ve onların ana dili bilgisayarların, video oyunlarının ve İnternet'in dijital dili. Baylor Üniversitesi Tıp Fakültesi hocalarından Dr. Bruce D. Perry'ye göre bu değişim genç kuşağın beyinlerinin fiziksel olarak da değişmesine neden oldu. Onların düşünme ve muhakeme yöntemleri yaşlı kuşaklarınkınden çok farklı.

Dr. Ofer Zur ve eşi Azzia Zur'un yaptıkları araştırmalardan elde edilen sonuçlara bakılırsa; göçmenler de kendi aralarında bir kaç sınıfa ayrılıyorlar: Adapte Olmaya Hevesliler (Eager Adopters), Zoraki Olanlar (Reluctant Adopters) ve Mümkünse Kaçınanlar (Avoiders).

Mümkünse Kaçınanlar evlerindeki DECT Telefonu kullanabiliyor, Dijital Masa Saatini kurabiliyor, Televizyon kanallarını ayarlayabiliyor ve Mikro Dalga Fırında bir şey ısıtabiliyorlar. Cep telefonundan SMS bile gönderemiyorlar.

Zoraki Olanlar çok gerekmedikçe SMS göndermiyorlar. Hala bayramlarda ya da yılbaşında postayla kart göndermekten keyif alıyorlar. Kağıda basılı kitapları ellerinden düşürmüyorlar. Sabahları kapıya bırakılmış mürekkep kokulu gazete güne başlarken onlara mutluluk veriyor. Dijital oyunlar çok karmaşık geliyor. Ceplerinde taşıdıkları telefonun, çok pahalıya aldıkları televizyonun, DVD oynatıcısının, video kameranın, fotoğraf makinesinin fonksiyonlarının yüzde seksenini kullanmıyorlar. Hala sevdikleri şarkıcıların ya da toplulukların CD'lerini topluyor ve ne kadar zengin bir CD kolleksiyonuna sahip olduklarıyla övünüyorlar.

Adapte Olmaya Hevesliler sürekli yeni çıkan ürünleri takip ediyorlar. Her yeni çıkan versiyon onları satın alma arzusuyla yakıp-kavuruyor. Elde edemezlerse kendilerini eksik hissediyorlar. Her gittikleri yere bu ürünleri götürüp, nasıl marifetli bir biçimde kullandıklarını sergilemek istiyorlar. Tüm iletişimlerini cep telefonu, SMS, Tweet, eMail ve benzerleri üstünden yapmaya gayret ediyorlar. Bir çok sanal gruba dahil oluyorlar. MP3 formatındaki müzikleri paylaşıyorlar. Filmleri en hızlı indirmek için birbirleriyle yarışıyorlar. Her ne kadar Dijital Dünyanın Yerlileri'ne göre aksanlı konuşsalar da hızlı hareket ediyor, hızlı düşünüyor, hızlı karar veriyorlar. Hızlı öğreniyor, hızlı unutuyorlar. Araba alırken, yalnız beygir gücünü değil, yol bilgisayarı, navigasyon cihazı olup olmadığını da soruyorlar. Dijital Dünyanın Yerlileri ile en iyi iletişimi onlar kurabiliyorlar.

Özelliklerini sıraladığımız bu iki temel gruptan, yani Dijital Dünyanın Yerlileri ve Göçmenlerinden söz ederken önemli bir noktayı gözden kaçırmamalıyız. Ne yazık ki; öğrencilerin tamamı Dijital Dünyanın Yerlileri iken, öğretmenlerin tamamı Dijital Dünyanın Göçmenleri'nden oluşuyor. Bir başka deyişle Dijital Dünyanın Yerlileri yani öğrenciler homojen bir yapı arzederken, Dijital Dünyanın Göçmenleri yani öğretmenler, anneler, babalar, siyasetçiler, karar vericiler, düzenleyici kurumların çalışanları Adapte Olmaya Hevesliler olabildiği gibi, Zoraki Olanlar ya da Mümkünse Kaçanlar arasından da gelebiliyor.

Türkiye genç nüfusu ile bu konuyu hassasiyetle ele almalıdır. F@tih gibi kapsamlı ve çocuklarımızın geleceğini şekillendirecek projelerde Dijital Dünyanın Yerlilerini mutlaka süreçlere dahil etmeli, onların beklentilerini iyi anlamalıdır. Çünkü Dr. Bruce D. Perry 'in söylediği gibi D-Kuşağı için karar verirken, ne kadar da onlar gibi düşünüyoruz dersek-diyelim, onlar gibi olamayız. Aksanımız sırıtır. Unutmayalım, düşünceyi üreten beyinler bile değişti artık.


Dr. Mustafa AYKUT

Türk telekom Grubu Uluslararası Kurumlar Temsilcisi

Dr. Aykut, Mayıs, 2008 tarihinden bu yana, Türk Telekom'da Grup Temsilcisi olarak çalışıyor. Aynı zamanda Avrupa ETNO Yönetim Kurulu Üyesi, ve SAMENA Politika Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor. ODTÜ, Elektrik Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Mühendisliği Bölümü'nden yüksek lisans, Oslo ve Hacettepe Üniversiteleri'nden doktora dereceleri edindi. Uzun yıllar yurt dışında Alcatel ve Ericsson'da yönetici olarak çalıştı. 2003 yılında Türkiye'ye dönerek, Turkcell'de, çalışmaya başladı. GSMA İcra Kurulu Üyesi, Sağlık Politikaları Çalışma Grubu Başkanı ve Regülasyonlar Danışma Kurulu üyesi olarak çalıştı. ETSI'nin Teknoloji Standartlarını belirleyen Çalışma Grupları'nda aktif roller üstlendi. BTK, DPT ve Ulaştırma Bakanlığı'nın sektörel çalışmalarına katkılar verdi. Üç dönemdir Fütürüstler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi olarak çalışmakta, üç yıldır üniversitelerde Fütürizm Okulu programlarını düzenlemektedir.