Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Daha da İleri >>
  

Dr. NO - Mustafa AYKUT

Kaybolan iş arkadaşını arayan, İngiliz İstihbarat Örgütü MI6'in 007 kodlu başarılı ajanı James Bond, Jamaika'ya gelir. Buradaki adaların birinde yaşayan ve Dr. No adıyla bilinen esrarengiz bir adamın o sırada üzerinde çalışılan bir Amerikan Uzay Programını yok etmeye yönelik emellerini öğrenir ve onunla mücadeleye başlar.

Amacımız, 1962 yapımı, unutulmaz aktör ve aktris Sean Connery ve Ursula Andress'in başrollerde oynadığı, Ian Fleming'in kaleminden senaryolaştırılan söz konusu kült serinin Holywood yapımı ilk filmini anlatmak değil. Sadece bir isim benzerliğinden dikkat çekmek istedik. Yazımızda adı geçen Dr. No, Dr. "Network Operator"a atfen kısaltılmış bir kodlamadan ibaret.

E-Sağlık yada bir başka deyişle elektronik-Sağlık 1990'lı yılların başından bu yana üzerinde çalışılan bir konu. Temel olarak, Internet imkanlarını kullanarak uzaktan sağlık hizmetleri vermeye yönelik bu çalışmaları Dünya Sağlık Örgütü (WHO) şu şekilde tanımlıyor. "e-Sağlık Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin maliyet etkin ve güvenli bir şekilde sağlık ve sağlıkla ilgili herhangi bir alanda kullanılmasıdır." Son zamanlarda sıkça duyduğumuz m-Sağlık ise e-Sağlık kavramının bir parçasını, yani sadece mobil iletişim imkanlarını kullanan kısmını tanımlıyor. Mobil ya da sabit hat iletişim tekniklerinden hangisini kullanıyor olursa olsun, e-Sağlıktan söz ediyorsak, tedavinin yaygınlaştırılması (erişilebilir olması da diyebiliriz), sağlık personelinin teşhisinin kolaylaştırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve hastanın yaşam kalitesinin artırılmasından söz ediyor olmamız gerekir. Pek çok ülkede sağlık giderleri toplam ulusal gelirin yüzde beşi ile onbeşi arasındaki bir büyüklüğe karşılık gelmektedir. Dünyanın gelişmekte olan bölgelerinde nüfus hızla artarken, gelişmiş bölgelerinde ömürler uzadıkça kronik hastalıklara yakalanma sıklığı da geometrik olarak fazlalaşmaktadır. Bir çok araştırmacıya göre bu gidişatı tersine çevirebilmenin, hiç değilse yavaşlatmanın yolu e-Sağlık imkanlarının artırılmasından geçebilir. e-Sağlık uygulamaları elbette iletişim şebekelerini işleten operatörlerin kullandıkları teknolojilerin çeşitliliği ve kapasiteleri ile doğrudan ilişkilidir. Her ne kadar farklı çözümler üretilmekte ise de her operatörün elindeki altyapı bu çözümlerin hemen kullanılmasına elverişli olmadığından e-Sağlık hizmetleri istenilen hızda yaygınlaşamamaktadır. Buna rağmen, gelişmiş e-Sağlık hizmetlerinde ne gibi uygulamaların yaşama geçirildiğine bir göz atalım.

Resim Arşivleme ve İletişimi Sistemi (Picture achiving and Communications System-PACS):

Teletıp uygulamalarının en eskisi ve en sürdürülebilir olanıdır. Herhangi bir hastanede, klinikte ya da başka isimle anılan sağlık kuruluşunda kolayca uygulanabilir. Örneğin röntgen, ultrason, emar, tomografi gibi tarama ya da EKG gibi izleme cihazlarından elde edilen görüntüler bu sistem kullanılarak kategorize edilir ve arşivlenir. Tekrar-tekrar elektronik olarak görüntülenebilir. Kağıt kopyalarda veya film materyallerinde saklamak yerine bu sistem ile arşivlendiğinde, hem depolama alanı tasarrufu yapılmış, hem de aranılan görüntüye hızla her yerden ulaşılmış olur.

Bilgisayara Dayalı Hasta Kayıtları Elektronik Tıbbi Kayıtlar (Computer-Based Patient Records-CPR/Electronic Medical Records-EMR)

Bu sistem hastaya ilişkin kişisel bilgilerin, sağlıkla ilgili geçmişinin, teşhis bulgularının ve tedavi sürecindeki uygulamalar ile kullandığı ilaçların derli-toplu bir arada elektronik olarak dosyalanması amacıyla kullanılır. Hasta tekrar hastane, klinik vb. geldiğinde teşhisin daha kolay konulması ve hızla müdahale edilmesi mümkün olur. Hayati önem taşıyan bu özellik sistemin e-Sağlık uygulamalarında en çok kullanılan olmasını sağlamaktadır.

Doktor Taleplerinin Elektronik Girişi (Computerized Physician Order Entry-CPOE):

Doktorlar taleplerini, talimatlarını bu sistem aracılığı ile girdiklerinde, sistem hata taraması da yapabildiğinden yanlış tanımlama, eksik sipariş gibi riskler azaltılır. Reçetelerin el yazısıyla yazılıp, doğru okunamaması tehlikesinin tamamen ortadan kaldırıldığı uygulama reçetelerin elektronik olarak bir yerden bir yere gönderilmesine de imkan verir. Böylece nadir bulunan ilaçlara kolayca erişim gerçekleşir.

Klinik Kararlar Destek Sistemi (Clinical Decision Support-CDS):

Oldukça karmaşık olan bu sistemin hem tıp personeline, hem hastalara, hem de hasta yakınlarına en optimum olana ulaşmaları için yol gösterici bir fonksiyonu vardır. Yapay Zeka (Artifical Intelligence) yöntemlerinden de yararlanarak hastalara daha iyi bakılabilmesi için hem doktorların, hem de hastaların ve yakınlarının daha fazla bilgi ile bilgilendirilmeleri sağlanır. Tam zamanında sistemin devreye girmesi çok önemlidir. Aynı sistem hastane giderlerinin minimize edilmesinde de yardımcı olur.

Elektronik Sağlık Kayıtları (Electronic Health Records-EHR):

Elektronik Sağlık Kayıtları, Bilgisayara Dayalı Hasta Kayıtlarından farklı olarak bireysel kayıt tutmak yerine istatistiki kayıtları tutar. Bir çok sağlık kuruluşundan derlenen kayıtlar belirli işlemlerden geçirildikten sonra araştırmacıların, sağlık politikaları üreten kişi, kurum ve kuruluşların, istatistik kurumlarının, sağlık sigortası şirketlerinin hizmetine sunulacak hale getirilir. Geleceğe yönelik tedbirlerin alınmasında, önceliklerin saptanmasında, yeni sağlık politikaları geliştirilmesinde çok yararlı olan bu sistem sağlık kurumları arasındaki kalite ve kapasite farlılıklarını da açığa çıkarmada kullanılabilmektedir. Uluslararası boyutlara taşındığında bölgesel hatta küresel güvenilir istatistiki verilerin elde edilmesi mümkündür. 18 Aralık 2010 tarihinde Sayısal Gündemden Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi Neelie Kroes ve A.B.D. Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanı Kathleen Sebelius Elektronik Sağlık Kayıtlarının üzerinde ortaklaşa çalışmak üzere bir mutabakat zaptı (MOU) imzaladılar.

Hastane Enfeksiyonlarının Gerçek Zamanlı Seyrini Tespit için İş Zekası (Business Intelligence for Real Time Detection of Hospital Infection Patterns):

Taktiksel ve stratejik kararları alırken, eğilimleri belirlerken, kestirimler yaparken, modellemelerde ve analizlerde eldeki verileri yorumlayarak İş Zekası yöntemlerinden yararlanmak şirketlerin sıkça başvurduğu uygulamalar haline geldi. Hastanelerinde ticari işletmeler olduğu düşünülürse, bu yöntemden onların da yararlanmaları kaçınılmazdı. Nitekim, teşhisi konulamayan hastalıkların seyrini takip, risk altındaki hastaları belirleme, doktor ve diğer sağlık personelinin performansını kayıt altına alma gibi işlemlerde kullanılan bu sistem hastanelerde ortaya çıkması muhtemel enfeksiyonları da zamanında tespit etme aracı olarak kullanılabilimektedir. Erken önlem alınarak hastanenin kapatılmasına kadar varabilecek olumsuzluklar böylece önlenebiliyor.

Yukarıda başlıcalarını sıraladığımız uygulamaların yanı sıra, uzaktan teşhis ve tedavi için kullanılan teletıp (telemedicine), RFID ve Bar-Code kullanımı, Çağrı Merkezi hizmetleri, Hasta ve Hastalık Portalleri gibi uygulamalara da sıkça rastlıyoruz. Tüm bu uygulamalar zaman içerisinde daha da yaygınlaştıkça yaşam kalitesini artırırken başta şebeke operatörleri olmak üzere pek çok oyuncuya ekmek kapısı olacak.

Mustafa AYKUT